Klasik kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Klasik kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2015 Salı

Otomatik Portakal - Anthony Burgess

  Kitapyurdu sitesinden, içinde Otomatik Portakal'ın da bulunduğu verdiğim sipariş gelene kadar kitabın filmini izleyeyim diyerek girdim Alex'in hayatına. Gençlerin bir eğlence aracı olarak ölçüsüz şiddet kullandığı, polis güçlerinin eksik olduğu ve bu nedenle insanların geceleyin dışarıya çıkmaya bile korkar olduğu 1960'lı yıllardaki bir hayat... Eser o yıllarda bireylerin ne kadar özgür veya baskı altında olması gerektiğini ve bunun sonuçlarını sorguluyor.


  Filmde Alex'in de içinde bulunduğu o dünyayı izlerken midem bulansa da filmi genel olarak düşünecek olursak şu ana kadar izlediğim en başarılı roman-film uyarlamalarından biriydi.

Soldan ikincisi Alex. Evet, o bir lider.

  Otomatik Portakal okuduğum en rahatsız edici distopyalardan biriydi. Kitabın argolu bir dili var ve bu çoğu okuyucuyu rahatsız etse de benim için bir sorun etmedi. 3 kısımdan oluşan kitabı 3 güne bölerek okuyan biri olarak şunu söylemeliyim ki kitabın akıcı oluşu onu 1 günde bitirme zorunluluğunuzu getirmiyor. Hele ki bu kitap Otomatik Portakal ise. Kitapta yaşananları sindirebilmek adına kitabı başladığınız anda bitirmemenizi öneririm.

  Kitap ve Beethoven arasındaki ilişkiyi burada açıklamak yerine size sadece şunu söylüyorum: BU KİTABI OKUYUN! Okuyun ve o şekilde öğrenin.

Uyuyan kişi Alex. Duvarda asılı duran resim de Beethoven'a ait.


SPOİLER

Filmde Ludovico Tekniği sırasında Alex'e Ludwig Van'ın 9. senfonisi dinletilirken kitapta 5. senfoninin dinletildiği yazıyor (sayfa 100de).

Büyük ihtimalle yazım hatası çünkü altını çizmiş olduğum cümlede ''in the novel'' yani ''romanda'', Ludovico Tekniği'nde oynatılan filmde 9. senfoninin (Ninth Symphony) çaldığı yazıyor.
KAYNAK

Kafam karışmış bir şekilde spoiler sona erer.
SPOİLER SONU

 Yazar kitabı hakkında; Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum... demiştir.

Yazımı Beethoven ile bitirmek istiyor ve bol kitaplı günler diliyorum :)

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Hayvan Çiftliği - George Orwell

  George Orwell'ın masal tadında yazdığı bu romanı büyük bir keyifle okudum. Bu şahane kapaklı kitabı her gördüğümde kitap için beklentim daha da artıyordu ve kitabı okuduğumda da yazar beni hayal kırıklığına uğratmayarak beklentilerimi çok iyi bir şekilde karşıladı.


  Hayvan Çiftliği fabl tarzındaki siyasi hiciv romanı. Kitap Lenin'in ölümünden sonra Sovyetler Birliği'nin lideri konumuna gelen Stalin'e karşı 1945'te yazılmış. Aradan bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen insanoğlunun hayatında pek değişen bir şeyin olduğunu söyleyemeyeceğim. George Orwell'ın öngörülü yapısını çokça gördüğümüz Hayvan Çiftliği kitabı, Rusya'da olan devrimin amacının ne olduğunu ve amaçlarından sapıp nasıl bir sonuca ulaşıldığını masal tadında anlatmış.

Kitabın başında bu alıntı karşılıyor bizi

ve domuzlar 7 emri duvara yazıp diğer hayvanlara da duyurmalarına rağmen...

daha sonra bu emirler domuzlar tarafından bir hayli değiştirilerek en sonunda çok tuhaf bir şey ortaya çıkarıyorlar.

  Ayrıca kitapta bunun gibi 2 sayfayı kaplayan resimler de mevcut.

Kitaba verdiğim puan tabii ki 5 üzerinden 5 :)

6 Eylül 2014 Cumartesi

Şeker Portakalı - José Mauro De Vasconcelos *Yaz 2014 Okuma Şenliği*


BU - Kİ - TA - BI - HER - KES - O - KU - SUN!

Not: Trenlerden nefret ediyorum artık.

  Zeze'nin yaşamını, hayal gücünü, şeker portakalı fidanıyla yaptığı sohbetleri, insanlara bakış açısını, kısaca her şeyini öğrenmeli insan. Zeze yoksul ama; cüretkar, yardımsever, hoşgörülü, insanların üzülmesine kıyamayan, bencillikle alakası olmayan, anlayışlı, kimseden dilenmeyen, insanların ayakkabılarını boyayarak para kazamaya çalışan, etrafındaki nesneleri ve özellikle okumayı kendi kendine öğrenen ve bu nedenle okula erken gönderilen sadece 5 yaşında bir çocuk. Ara sıra şeytan ona fısıldayıp yaramazlıklar yaptırsa da aslında Zeze çok iyi biri. Hatta o kadar iyi biri ki şarkı söylemeyi sevdiği için yolda şarkı söyleyip şarkı sözlerini satan Bay Ariovaldo'yla düet bile yapıyor. 

  En nefret ettiğim şeylerden biri, bir insanın haksız yere dövülmesi. Haksız yere bir çocuğu dövmek hiç adil değil! Hem o daha 5 yaşında bir çocuk! Yazık değil mi, siz söyleyin. Zeze'me vuran ellerin kırılsın Lala (Jandira), Totoca (Antonio), Paulo! Manuel Valadares nam-ı diğer Portuga demiyorum. Neden mi? Çok mu merak ediyorsunuz? O zaman kitabı okuyun! :) 


18 Temmuz 2013 Perşembe

OTHELLO - William Shakespeare


OTHELLO, BİR TİYATRO KİTABIDIR.

Othello'yu pek sevmedim. Kitapta bir sürü küfür vardı. Bir de kitaba başlamadan önce ''Othello Üzerine'' başlıklı bir kısım vardı. Ben de okudum. Keşke okumaz olaydım. Kitabı 2 sayfada baştan sona anlatmışlar resmen. E tabi ben de çıldırdım. Belki bu yazıyı unuturum diye okumaya 2 hafta kadar ara verdim. Bu süreçte Alacakaranlık'ı okudum. Herkes biliyordur herhalde Alacakaranlık kitabını. Yazarı Stepheıne Meyer... Neyse, Othello'yu okumaya başladığımda biraz tedirgin oldum çünkü Venedikliler, Osmanlı'nın Kıbrısı ele geçirmesini istemediği için Kıbrıs'a gidiyorlar ve Osmanlı Donanması Kıbrıs'a giderken fırtınadan dolayı batıyor. Neyse, konudan saptım galiba:) [Bu arada spoiler vermedim, bilginize. Bu bilgiyi, Tarih okuyanlar biliyordur zaten:) ] 


Othello kitabı tarihe dayalı değil, sadece yarım sahne tarihle ilgili. Kalanlar ise Othello, Desdemona, Lago ve Casio ile ilgili. Sonu beklediğim gibi bitti. Bir Shakespeare klasiği işte...
Oyunda Lago karakterinde dikkat çeken bir şey var: Lago'nun oyunda repliklerinin, oyunun başkarakteri olan Othello'dan daha fazla olmasıdır.

Keyifli okumalar! :)

14 Kasım 2012 Çarşamba

Romeo ve Juliet

Romeo ve Juliet (William Shakespeare)
Kitap bir tiyatro kitabı. Yani drama mıdır nedir C:
Kitabın ilk başları biraz sıkıcı olsa da kötü değildi. Aksine mükemmeldi. 
Romeo'yla Juliet birbirlerine aşık ve birbirlerini kazanmak için savaşıyorlar. Ama  MONTAGUE'lerle CAPULET'ler kavgalı olduğu için zor bir mücadele olacak. Sonunda çok ağlayacaksınız.:)