30 Haziran 2016 Perşembe

Cıvıldayın Kuşlar

Kuşlarla ilgili bir yazı yazmayı planlamıyordum ancak saat 04:50'de fark ettiğim bir şey beni yazmaya itti ve işte! Buradayım!

3 gündür sabahladığım için kuşlarla ilgili merak ettiğim tonlarca şeyden sadece bir tanesi sonunda bir cevaba kavuştu.

Bu aralar bizim buradaki kuşlar saat tam 04:50'de ötmeye başlıyormuş :D

Bunu kendi başıma gözlemleyerek keşfettim, evet. Sırf bunun için -uykum yoktu tamam mı?- sabahladım; gecemi sabaha, gündüzümü geceye çevirdim. Bu çok gurur verici.

Şaka şaka, oruç tutuyorum.


''Bu muydu yani? Seni yazmaya iten cidden bu muydu??'' dediğinizi duyar gibiyim.

Evet, buydu!

Bebekken bana yedirilen kuş kalbi kim bilir hangi türe aitti. Keşke önce bi araştırsalarmış da öyle yedirselermiş.

Ben kuş türlerini de pek bilmem hani.

Ama insan merak ediyor işte.

Bakın, bu resimdeki kuş Anna's Hummingbird. En sevdiğim kuştur kendisi. Kuş hareket ettikçe tüyleri güneş ışınlarından dolayı renk değiştiriyor. Hummingbird'lerin genel özelliği herhalde.


Çok sevimli değil mi ya :D 

Videosu da bu. Kuşun kafasına dikkat edin.



''Tombul turkuaz'' diye nitelendirdiğim bir kuş: Cerulean Warbler.


Bu kuşun rengine bayılıyorum.

Bi sesi var, offf tüm kuşlara taş çıkartır valla :D Dinleyin, siz de bana hak vereceksiniz.



Son olarak Velvet-purple Coronet


Kuş uçarken yanlışlıkla gökkuşağına dalıp tüm renkleri üzerine bulaştırmış benden söylemesi :D

27 Haziran 2016 Pazartesi

Bir Rüya

Sizlere 13 Haziran'da gördüğüm bir rüyamı anlatmak istiyorum. Neden bilmiyorum ama rüyamı bir belgeye yazıp arkadaşıma gönderdiğimde çok rahatladım. Birilerine anlatma ihtiyacı hissettiğim için olabilir aslında. Belki de yazı yazmayı özlemişimdir, bilemem :)

Uzun zamandır hikaye yazmak istiyordum ancak hikaye yazmak için bir türlü kendimde cesaret bulamıyordum. Yazdığım bu yazı bir rüya olsa da ilk defa hikaye biçiminde bir şey yazıyorum. Bunun için çok mutluyum :D

Gelelim hikayeme...