Türk Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2015 Pazar

Çalıkuşu ve Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

  Uzun zamandır uğramıyordum buralara. Daha doğrusu uğrayamıyordum. Ders çalışmaktan fırsat bulup bir türlü yazı yazamıyordum bloga. İnanır mısınız, evden bile nadiren çıkıyorum artık. Ev-okul arasında mekik dokuyup duruyorum. Konu misafirliğe gitmeye gelir gelmez de kabul etmiyorum, çünkü misafirliğe gidip orda sohbet ederek geçireceğim sürede evde kalıp test çözer, eksiklerimi tamamlarım. E haliyle bu düşünce de beni asosyal biri yapıyor. Cidden ama, sınavların varken misafirliğe gitmek de nesi? Otur ders çalış, daha sonra gidebilirsin misafirliğe ama sınav beklemez, bunu herkes biliyor. O yüzden okul zamanında misafirliğe gitmeyi bırakın, kitap bile okuyamadım. Aslında evet, okudum ama okuduklarımı da Edebiyat sınavında sorulacağı için okudum. Aslında buna okunmak da denmez çünkü her iki kitabı da sınav döneminde olduğum için hemen bitirmem gerekiyordu. Bu nedenle okuduğum kitaplardan pek haz alamadım diyebilirim. 

24 Şubat 2014 Pazartesi

Fatih - Harbiye / Peyami Safa


Yayınevi: ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Yayın Yılı: 2000
Sayfa: 138

''Izdırabın verdiği intibah zamanlarında, kendi kendini aldatmak, başkalarını kandırmak kadar basit değildir ve insan kendi içindeki adaletten ürkmeye başlar.'' sf 24

  Kitap, Doğu-Batı arasındaki kültür çatışması ve bu çatışmanın Doğu kültürüyle yetişmiş bir genç kız olan Neriman'daki psikolojik yansıması üzerine kurulmuş. 

''Ah, insanlar niçin her şeyi anlayamıyorlar? Beş dakika, on dakika, yarım saat kendilerini unutsalar, kendilerini karşındakinin yerine koysalar, tam onun gibi -fakat hiç eksiksiz ve tam- onun gibi duysalar, her şey ne kadar yerli yerinde olacak. Hayır! İlla ki zıddiyetler,öfkeler, yanlış anlaşmalar, kıskançlıklar, inatlar, şüpheler, hakim olmak arzuları...'' sf 87

  Kitap, yazıldığı tarihten dolayı (1931) eski kelimeler olsa da kitabın son sayfasında bu kelimelerin anlamları verilmiş. Ben üşengeç bir kız olarak kelimelerin anlamlarına bakmadan okuduğum halde kitap gayet akıcıydı :)

''-Para mara... boş laf! Saadet başka şey...'' sf 105

21 Şubat 2014 Cuma

İskender Pala - İki Dirhem Bir Çekirdek


Kitap, deyimlerimizin ortaya çıkış hikayelerini anlatmaktadır.
Bir sürü deyimi bu kitap sayesinde öğrendim. Hikayelerin anlatım biçmi nedeniyle deyimler aklımın bir köşesine kazındı diyebilirim. 

Ortaokuldaki öğrencilerin bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Derslerine yardımcı olabilir.

9 Aralık 2013 Pazartesi

Ambrosia Laneti - M. R. YALÇINKAYA

   Bu aralar pek kitap okuyamıyorum. Çok meşgul olduğumdan kitapları okurken baya bir ara verdiğim için okuduğum kitaplardan tat alamadım desem yeridir.

   Ben genellikle yabancı yazarları türklere tercih ettiğimden türklerin yazdığı kitapları okumazdım. Ta ki Migros'ta indirime giren ve beni hayran bıraktıran kitabın kapağını görene dek... Meğer türkler de -çok iyi olmasa da- bilim-kurgu türünde kitaplar yazabiliyormuş. Bunu kanıtlayan kitap Ambrosia Laneti oldu!



   Ambrosia Laneti, bilim-kurgu türünde bir kitap. Öykü 2028 yılında başlıyor. Teknoloji, kendine komut veren arabalar olana dek çok ilerlemiştir. Devletler ikiye ayrılmıştır; biri Universum, diğeri Terra. Ana karakterimiz Bilim Kent'te çalışan Can Umar, bilim adamı arkadaşlarından oluşan bir grupla çağın ölümcül hastalığı olan TBID'e (Teknoloji Kökenli Bağışıklık Yetmezliği) çare bulmak için dişlekler üzerinde çalışır ve istemeyerek hem TBID hastalığını iyileştirip kanser hücrelerini durduran hem de ölümsüzlüğün ilacını bulur. Bu ilacı kendi çıkarları için kullanmak isteyen ''dost görünümlü'' Universum ve ardından dünyada oluşan kaos...


   Eğlenceli bir kitaptı benim için. Kitabın beğenmediğim tarafı; yazarın, kitabın bazı kısımlarında çok hızlı gitmesiydi. Arada geçen yılları iki-üç cümlede anlatmış yazar. Onu da, yazarın acemiliğine bırakıyorum, ne de olsa bu ilk kitabı. Kitabı beğenmedim desem hakaret olur aslında. Ne de olsa kitap yazmak emek ister. Kitaba, dolayısı ile yazara saygı lütfen...emek verilmiş sonuçta. Her kitap saygıyı hakeder ne de olsa. Eğer bilim-kurgu seviyorsanız bir türk kardeşimizin yazdığı bu romanı alıp okumanızı tavsiye ederim.

   Yazarın röportajını okumak istiyorsanız tık tık.